Farklı İklim Bölgelerine Seyahat Için Bavul Hazırlama
İlk uzun yolculuğumda Kapadokya'ya gittiğimde valizimde üç tişört, bir şort ve ince bir hırka vardı. Nisan ayıydı, gündüz güneş tepemde patlıyordu, gece ise otelin balkonunda dişlerim birbirine vuruyordu. O geceyi hiç unutmam: nevresimi omzuma sarıp gün doğumunu izledim. O günden beri bavul hazırlarken tek bir soru soruyorum kendime: "Gittiğim yerin havası günün hangi saatinde ne yapıyor?" Çünkü iklim farklı seyahat kıyafet seçimini tamamen değiştiriyor; aynı listeyle hem Antalya'ya hem Kars'a gidilmiyor.
Aşağıda yıllar içinde kendi hatalarımdan öğrendiğim şeyleri, yeni başlayan birine anlatır gibi topluyorum. Amacım size hazır bir liste dayatmak değil; bavula bakıp "burada eksik ne var?" diye düşünebilecek bir mantık kazandırmak.
Her İklimde İşe Yarayan Temel Mantık: Katmanlar
Bavul hazırlamayı öğrenmemin dönüm noktası, "kalın kıyafet" fikrinden vazgeçip "katman" fikrine geçmek oldu. Tek bir kalın kazak, ısındığınızda elinizde kalır ve çantanızda yer kaplar. Oysa üç ince katman, sıcaklık değiştikçe tek tek çıkarılıp giyilebilir.
Ben katmanları şöyle kurguluyorum:
- İç katman: Teri emmeyen, hızlı kuruyan bir tişört ya da termal içlik. Pamuk terlediğinizde ıslak kalıyor ve soğuk havada üşütüyor; bunu Karadeniz yaylalarında yürürken acı şekilde öğrendim.
- Orta katman: Isıyı tutan kısım. İnce polar, yün kazak ya da sıkıştırılabilir şişme yelek.
- Dış katman: Rüzgârı ve suyu kesen, mümkünse kapüşonlu bir ceket. Sıcak ülkelerde bile akşam serinliği ve klimalı otobüsler için ince bir rüzgârlık taşıyorum.
Bu üçlüyü kurduğunuzda hem sahil kasabasında hem 2000 metredeki bir köyde idare edebiliyorsunuz. Zaten valiz ağırlığıyla boğuşmamak için bavulda gereksiz yük taşımama konusundaki püf noktalarına da göz atmanızı öneririm; katman mantığı orada anlatılan "az parça, çok kombin" yaklaşımıyla birebir örtüşüyor.
Sıcak ve Nemli Bölgeler: Az Giysi Değil, Doğru Giysi
Güneydoğu Asya'ya giden bir arkadaşım "nasılsa sıcak" diyerek çantasına sadece atlet ve şort koymuş, sonra tapınaklara alınmadığı için sokakta pareo satın almak zorunda kalmıştı. Sıcak iklimde asıl mesele az giyinmek değil, ince ama kapatan giyinmek.
- Bol kesim, keten veya ince pamuk uzun kollu gömlek: hem güneşten korur hem sivrisinekten.
- Diz altını kapatan bol pantolon veya uzun elbise: ibadet yerleri ve muhafazakâr mahalleler için şart.
- Geniş kenarlı şapka, kaliteli güneş gözlüğü, yüksek faktörlü güneş kremi.
- İki çift ayakkabı: hava alan bir spor ayakkabı ve arkası bantlı bir sandalet. Duş terliği de fena olmaz.
- Yağmur mevsimine denk geldiyseniz ince bir panço; şemsiye rüzgârda pek işe yaramıyor.
Nemli yerlerde çamaşırlar bir günde kurumuyor. Ben bu yüzden hızlı kuruyan kumaşları tercih ediyorum ve küçük bir sabun kalıbıyla lavaboda yıkama yapıyorum. Böylece yedi günlük gezi için yedi tişört taşımak gerekmiyor.
Soğuk Bölgeler: Ayak ve Baş Sıcak Kalsın
Kış seyahatlerinde en büyük yanılgım, kalın montun her şeyi çözeceğini sanmaktı. Oysa vücut ısısını en çok baştan, elden ve ayaktan kaybediyoruz. Ayakları ıslanan biri, sırtında ne olduğuna bakmaksızın donuyor.
- Su geçirmez, tabanı tırtıklı bot. Yeni botla yola çıkmayın, mutlaka önce ayağınıza alıştırın.
- Yün karışımlı çorap, en az üç çift. Pamuk çorap kar için uygun değil.
- Bere, boyunluk (fularlar rüzgârda açılıyor), su geçirmez eldiven.
- Termal içlik takımı: üst ve alt. Kot pantolonun altına giyildiğinde bile ciddi fark yaratıyor.
- Nemlendirici krem ve dudak kremi: soğuk kuru hava cildi çatlatıyor.
Bir de şu var: soğuk ülkelerde iç mekânlar aşırı ısıtılıyor. Müzede ya da restoranda montunuzla oturmak işkenceye dönüşüyor. O yüzden montun altındaki katmanların tek başına giyilebilir olması önemli.
Alçak ve Yüksek Rakım Farkı: Aynı Ülke, İki Ayrı Hava
Peru gibi hem sahili hem 3000 metrenin üstünü aynı gezide gördüğünüz ülkelerde, ya da bizde Antalya'dan yola çıkıp Toroslara tırmandığınızda, tek bir bavulla iki iklime hazırlanmak gerekiyor. Yükseldikçe her yüz metrede hava biraz daha soğur, güneş ışığı ise daha sert vurur; bu yüzden yüksek rakımda hem şapka hem hırka taşırsınız.
Benim çözümüm şu: sıcak bölge kıyafetlerini ana bavula, yüksek rakım katmanlarını sıkıştırma poşetine koyup ayırıyorum. Böylece dağa çıkarken bavulu boşaltmadan tek poşeti sırt çantasına aktarabiliyorum. Ayrıca gündüz-gece farkının 15 dereceyi bulabileceğini varsayarak hazırlanıyorum.
| Bölge | Vazgeçmediğim üç parça |
|---|---|
| Sıcak-nemli | İnce uzun kollu gömlek, sandalet, geniş şapka |
| Soğuk-karlı | Termal içlik, su geçirmez bot, yün çorap |
| Yüksek rakım | Rüzgârlık, polar, güneş kremi |
| Çöl/kurak | Bol pantolon, boyun örtüsü, matara |
Yola Çıkmadan Önceki Son Kontrol
Bavulu kapatmadan önce hep aynı ritüeli yapıyorum: gideceğim yerin son on günlük hava kaydına bakıyorum